hala yorgunum.. ve uyuyamıyorum..
cem.. cem.. cem..
sen misin böyle yoran beni yoksa hayat mı?
beni benden iyi tanıyorsun ya da bi tesadüf bu..
yoksa mümkünü yok bu kadar acıtamaz kelimelerin.. sesin..
ve ben bağımlıyım..
hala yaşlar dökülüyor günlük yaşlar..
sebepsiz yere diyemem..
bir çok sebeple belki de..
hala ait değilim günlük..
buraya da ait değilim..
yine yok.. hayır..
tek bi yer..
tek bi yer vardı ait olduğum..
'ben' olduğum..
.. ve ben kaybettim..
selam günlük...bu ara herşey üstüste geldi dolayısıyla içim pek rahat değil takdir edersinki.bi kere bitanecik arkadaşım kendini çekemeyenlerce saldırıya uğradı hemde saçma sapan sebeplerden dolayı.eğlenmek de mi suç bu ülkede diye düşünürken bi kere daha, bitanemin ağzını burnunu kırdılar tabiri caizse hem de gözümün önünde...ve ben hiç bişey yapamazken diğer arkadaşlarıma da saldırdılar ama hiçbiri umudum kadar kötü hırpalanmadı.hiçbişeyden habersiz aniden gelen yumruklara karşı koyamadı ne yazıkki ve bütün mesele tipine gıcık olmalarından kaynaklandı o ne demekse artık.güzelliğini çekemedik demenin başka versiyonu olsa gerek.her neyse yaraları birer ikişer kapanırken arkadaşlarımdan bikaçıyla aram bozuldu hemde sebebini bilmezken.ama inan umrumda değil hiçbişey.ben kendi kendime yeterim hatta o da yetmez gider tatlı umudumun yaralarını sararım neyse günlükcüm... ben kaçayım...
merhaba günce
sana yazmayı özledim çünkü sana anlatacak birşeylerim olmasını bekliyordum. günce aşık oldum gerçekden karşıma sevebileciğim kişi çıktı 19 yıldan sonra onu seviyorum onun sayesinde bazı korkularımı yendim onun yanındayken zamanın nasıl geçtiği anlamıyorum ayrılırken mızmızlaşıyorum görsen halimi bu sen misin dersin koca bu yılda geçti bu yılım hep sakin ama korkularımla yüzleştim ve geçen yıl kendime hakim olmayı öğrendim inş. bu yılda gönlümdeki bütün güzellikler olmasını diliyorum günce bu arada benim unutkanlıklar aldı başını gitti 3 hafta önce cadıma hediye aldım gelirken çantamda o anda telefonum çaldı açtım kapattım sonra buneymiş diye sen git hediyeyi at çöpe şimdik ise yeni aldığım gözlüğümü disarıda nereye koyduysam unuttup alma aradım ama bulamadım şimdik annemler farketmeden yeni aldım bu sefer camı ve çervesi bana pahalı tuttu günce bu yıl doğüm gününde 2 kişiden nasıl kutlucak diye merak ettim neyse sevgilim güzel laikiyle kutladı ama en eski can dostum beni kutlamadı biliyormsun evet mayısdan beri konuşmuyoruz ama ben onun babasının ölüm yılında doğüm gününde aradim başına kakmak için söylemedim o günlerde hiç kimse yanlız olmak istemez bende istemedim kalbim sanki bir parçası koptu gitti neyse deymez diyorum ama oldu bir kere
Bügün kendimi Pamuk Prenses’in kötü cadisi gibi hissettim…
Saat 18.30, okuldan çiktim, soguk ve uykusuzlukla savasmak icin herzamanki gibi gittim bi kavhe aldim ve kosakosa otobuse yetistim. Sag taraftaki, uçundu siranin cam kenarina oturdum, Hollandanin gri bulutlarini izleyebilmek için.
Bugün gökyüzünde bulutlar degil, önumde annesiyle oturan küçük zenci çocuk çekti ilgimi. Iki koltugun arasindan bana gülümsedi, saklandi.. Yine gösterdi gözlerini koltugun arasindan, elindeki ufak McDonald’s bayragini uzatti koltuklarin arasindan. Simsiyah gözleri ve o ufacik elleriyle ilgimin zaten onda oldugundan habersiz, bana bakip saklaniyordu, gülüyordu, bayragini sallayip ilgimi çekmeye çalisiyordu.
Müzigimin sesini kistim ve onunla oynamaya, gülüsmeye basladim. Bunu farkeden annesi anlamadigim bi dilde ogluna kizdi ve onune donmesini soyledi galiba..
Ufaklik biraz oturduktan sonra yine bana dogru dondu ve bayragini uzatti aradan, yine güldü, annesine ragmen, yaninda hala kizan annesine ragmen.
Çantamdaki elmayi çikardim ve ona uzattim, “yermisin?”
Annesi söylenmeye devam etti, ufaklik bana cevap bile veremedi, onune döndü, bense elmami çantama geri koydum ve annesinin çocuga o anlamadigim dile nasil kizdigini ve nefretle doldurdugunu duymamak için müzigimin sesini sonuna kadar açtim.
Bes on dakika sonra otobus durdu ve kivirkivir saçli çocuk ve annesi kalkiti, otobusten çikarken gizlice o güzel gözleriyle bir kaç saniye bakti, kaçirdi gözlerini ve gitti. Ben annesine ragmen, “hoscakal” dedigim halde o “güle güle” bile diyemedi.
Etrafimdaki insanlarin “bizim” hakkimizda yürüttükleri onyargilari umursamayan, takmayan ben, ilk defa bukadar üzüldüm..
Onlara göre masallardaki kötü karakterleriz biz, ecdadlarimiz zamanin en büyük kahramanlar oldugu halde…
Üzüldüm.. bunlarin hepsini bildigim halde, yine yüzüme çarpilmasindan etkilendim. Üzüldüm, en çokta bana bakan o masum, simsiyah gözlerin bir kaç sene sonra nefretle bakacagini bildigim için üzüldüm…
Günlük,
değişimin kıyısındayım sanırım. Değişen her şey ile değişmeye niyetliyim..
Onbingün ile, belki o günsüz. Değişim lazım, şart!
zorunluluk ah kahrolası.
Günlük..
Herşey çok tuhaf son günlerde..
İyi anlamda mı ?
Emin değilim..
Gözlerimi kapayıp sadece Loreena'm için söylerken güzeldi sanırım çoğu şey..
Kemanım geldi sonunda..
En sevdiği şarkı yine onun içindi..
Lullaby.. Loreena'nın ki Hoşçakal günlük..
Çok zor bu iş, çok zor bu dünya. Karmakarışık. Daha öğrenme aşamasındayken hata yapmak istemediğimden ötürü işin içinden nasıl çıkacağımı bilemiyorum.
İki haftalık bir kaos beni bekliyor...
günlükcüm...bu ara başta ben olmak üzere herşey çok sakin.bu durumdan memnun muyum evet öyleyim.herkese uzak gibi görünsem de hepsinin içinde bi yerlerde gezintideyim.arada yaparım ben böyle, kim neyin peşinde bu ara kafalarında dönenler ne tür şeyler...bunun dışında yaklaşan vizelar beni ziyadesiyle ürkütüyor.aslında ürkmek de değil de huzurumu çalıyor daha kötüsü.umarım altından kalkabilirim aksi takdirde çok üzülücek bu bünye az önce girdim eve, güzellik abidem umutumla amaçsızca yaptığımız bi eskişehir turu+esen rüzgara inat devirdiğimiz buz gibi milkshake bize baya iyi geldi ne yalan söyleyeyim tanrım bu kadar güzel olmak zorunda mı sanki, bu ara kafamı dağıtmayı o kadar iyi beceriyoki, anne babası boşanan benmişim gibi sanki...şaşıyorum hayat enerjisine, ama mutluyum yanında canım arkadaşımınher neyse...önüme çıkan tüm olumsuzluklara, hayır görünümündeki şerlere, yorgunluk belirtisine inat gazlamaya devam kendimi içini sayfalarına döken her kalbe sevgilerle...